Yazı Detayı
25 Kasım 2020 - Çarşamba 14:02 Bu yazı 199 kez okundu
 
TÜKETEN, TÜKENİR...
Hayrunnisa Yurç
hayrunnisayurc@gmail.com
 
 

İmtihan salonu olan bu dünyada refah dönemini yaşıyoruz. Her şey bol bol elimizin altında, yediklerimiz önümüzde, yemediklerimiz arkamızda ve hepsinin bize emanet olarak verildiğini, imtihan edildiğimizi unuttuk. Hepsini kendimizin zannettik, bir yıla yakındır da  hayal bile etmediğimiz şekilde imtihandayız.

Bu süreçte yüce Allah elimizden çok şeyi aldı. Çemberin gittikçe daraldığı bir salgın hastalıkla sınanıyoruz. Sonbaharda ağaçların altına hızla dökülen yapraklar gibi her gün ciddi kayıplar veriyoruz ama halimize bakınca üzülerek söylüyorum, çok bir değişiklik yok!

En çok üzüldüğüm, ekmeklerimizin hala çöplerde olması, israf bataklığından çıkamamamız. Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda bir kampanya başlattı, “Sofrana sahip çık.” Kampanyası. “Her lokmanın ve her yudumun kıymetini bileceğime, gıda kaybı ve israfını ve olumsuz çevresel etkilerini önlemek için kendi adıma var gücümle sorumluluk alacağıma, yiyecek ve içecekleri ihtiyacım kadar alıp, bilinçli tüketip israf etmeyeceğime söz veriyorum.” diyorsunuz bu kampanyada....

Tam zamanıdır diyorum, elimize emanet olarak verilen bunca nimetin hesabının sorulacağını ve bize   Rabbimiz tarafından gönderilen bunca nimetin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Sahip olduğumuz bu nimetleri bulamayan o kadar çok insan var ki, açlıktan susuzluktan  ölenler var, ihtiyacımız kadar alır, değerini bilerek tüketirsek  onlara da kalır...

Eskiden anne ve ninelerimiz bir tek pirincin bile ziyan olmasına razı olmazlar, ekmek kırıntılarını dikkatle yerler, suyu israf etmezler her şeyin kıymetini bilirlerdi. Şimdi biz bu bollukta öyle bir kadir kıymet bilmez hale geldik ki artık hiçbir şeyin değerini bilemez olduk, canımızın bile! Tedbirlere uyun, diye uyaran yetkililerin çağrılarını bile dikkate almaz olduk. Uyanmanın zamanı geldi ve geçiyor, Allah korusun kıtlık, yokluk olunca mı uyanacağız! Bunca nimet elimizin altına gelinceye kadar ne aşamalardan geçiyor, kolay gelmiyor ve bizi de Rabbimiz Araf Suresinin  31. Ayetinde  uyarıyor; “Yiyin, için israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevme.” diyor. Kuran-ı Kerim’de başka ayetlerde de bu uyarı yapılıyor,

Çoğunlukla bu iş kadınların elinde , yemekleri yiyeceğimiz kadar pişirip, ekmeği yiyeceğimiz kadar alıp artanları değerlendirmemiz gerekiyor. Şimdi mutfaklar sıcak, muhafaza edebilmek için buzdolabına koymamız gerekiyor, çocuklara tabaklarını sünnetlemeyi öğretmemiz, ekmek kırıntılarını yemeyi öğretmemiz gerekiyor. Nimete hürmet gerekiyor ve bunu bir dava haline getirmek, bu nimetlerin emanet olduğunu, elimizden alınabileceğini unutmamak gerekiyor...

Bu dünyayı atalarımızdan emanet olarak aldık, çocuklarımıza bırakacağız ve onların daha güzel bir dünyada yaşaması için elimizden geleni yapmalıyız. Ve onlara da israf etmeden yaşamayı yaşayarak öğretmeliyiz. Unutmayalım tüketen tükenir....

 
Etiketler: TÜKETEN,, TÜKENİR...,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İyilik ve merhamet kurtaracak dünyayı
Kim hangi kavme benzerse onlardandır...
Neydik, ne olduk, ne olacağız?..
KALDIR PERDEYİ ARADAN, GÖRÜNSÜN YARADAN...
Sıcacık, apaydınlık bir evimiz olmalı...
Asıl hastalık zihinlerimizde...
Hayat ve ateş gerçeği
Vazifesini sadece beş vakit namaz kıldırmaktan ibaret zannedenlerle hizmet edilmez.
İnsan bir mes’ut zalim, İnsan bir mağrur cahil...
Baba, çocuğunun yaşlandığı dağ gibidir
SIRADIŞI BİR RAMAZAN, SIRADIŞI BİR BAYRAM VE SIRADIŞI BİR CUMA NAMAZI…
Şimdiye kadar Bayram mıydı gerçekten?
Biz verdiklerimizi kendimizin zannediyoruz, oysa aşçının elindeki kepçe gibiyiz
EVLERİMİZ, RUHLARIMIZIN VE BEDENLERİMİZİN DİNLENDİĞİ SIĞINAKLARIMIZ…
MEVLA GÖRELİM NEYLER, NEYLERSE GÜZEL EYLER.
Din kardeşine onun haberi olmadan yardım eden kimseye Allah dünyada ve ahirette yardım eder
Son kalemiz olan Aile çürütülüyor, yok edilmeye çalışılıyor.
Akşam yatar başıboş, sabah kalkar başıboş.
HAYIR DEMEYİ BİLMEYENLERİN EVETLERİNDE DE HAYIR YOKTUR…
Yeryüzünün en güzel mesleği insan yetiştirmek, öğretmen olmaktır.
Kalplere Şule oldun hicretin kutlu olsun
SABRI BİZE YANLIŞ ÖĞRETMİŞLER…
Kütahya için iyi şeyler ümit etmek istiyoruz.
Bizlere bayram, bayram gibi gelecek mi?
Ramazanda davul geleneği üzerine biraz daha düşünmeliyiz.
ÜMİDİN ALEVİ YAŞAMINIZDAN HİÇ EKSİK OLMASIN.
AYRILDIKLARI YERİN BULUTLARINI YANLARINDA TAŞIYANLAR, GELDİKLERİ YERİN GÜNEŞİNİ GÖREMEZLER!
YAKINLARIMIZI SON YOLCULUĞUNA UĞURLARKEN DE YANLIŞLAR YAPIYORUZ…
İyilik köprüleri dalga dalga yayılıyor
Sosyal medya ile imtihan oluyoruz.
Son Osmanlı Hanımefendilerindendi o…
Ayrılıkları haber veriyor Sonbahar...
Aşure gibi olmaya o kadar çok ihtiyacımız var ki...
Yeryüzündekilere merhamet edelim ki, biz de merhamet bulalım
Kütahyalı bir öğretmenin öğrencilerine veda mektubudur
Verdiklermiz, bizimdir...
KÜTAHYA VALİLİĞİNE VE KÜTAHYA MÜFTÜLÜĞÜNE TEŞEKKÜR EDİYORUM
Bu lades, başka lades...
GUGUK KUŞLARI NELER SÖYLÜYOR?
Hasta ziyaretinin ve hasta yakını olmanın önemini ne kadar biliyoruz?
Toplum, ancak ahiret bilincinin aşılanmasıyla adam olur.
BİR ÖĞRETMENİ UNUTULMAZ KILAN ŞEY, ÖĞRENCİSİNİN YÜREĞİNE DOKUNMASIDIR.
Ölüm; Hayatı en güzel tarif eden hakikat.
GELİNLERİM OĞULLARIMIN LAMBALARIDIR, ONLARI ÜZERSEM OĞULLARIM KARANLIKTA KALIR…
İnsan ateş gibidir, çok yaklaşırsanız yanarsınız...
Kütahya’ya çok seviyorum ama, severken de kusurlarını görmek gerekir.
Alimin ölümü, Alemin ölümüdür...
Dumlupınar Şehitliği ziyaretimiz memnuniyet vericiydi
Allah’ın gökyüzünde yaratıp yere indirdiği şehir, Kudüs!
Zamanın durduğu şehir Kudüs’te Ramazan izlenimleri...
Manevi yönünü bilmediğimiz Kütahya…
Dertlerinizi anlatın, ama, dostlarınıza anlatın...
Gönül aynanız parlasın.
Hayat yorgunluğu...
Avucumuzdaki pencereden paylaşıyoruz herşeyimizi
SEVDİKLERİMİZLE YEDİĞİMİZ YEMEKLER, HATIRLADIKÇA TEKRAR DOYURUR İNSANI.
Allah aç etmesin, oruç etsin…
Sevgi yetmiyor...
KOKULAR OLMASAYDI...
KADIN VE ERKEK FARKLI MI?
Bu hızla nereye gidiyoruz?..
SEVDİĞİM O KOKU YOK ARTIK BU EVDE, SEN KADINIM...
Kar yağıyordu…
İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar...
Dua; herkesin sığındığı en emin liman…
Aşure ve insanoğlu...
Sevgi çiçekleri solmasın.
HAYATI DELİ DOLU DEĞİL, DOLU DOLU YAŞAMALI...
Çocuklarımız ve camilerimiz…
Arşiv