Yazı Detayı
11 Mayıs 2019 - Cumartesi 19:27 Bu yazı 198 kez okundu
 
Ramazanda davul geleneği üzerine biraz daha düşünmeliyiz.
Hayrunnisa Yurç
hayrunnisayurc@gmail.com
 
 

İftihar edilecek bir geçmişe ve onun geleneklerine yabancı olarak yetiştirildik, ne yazık ki…

Osmanlı devletinde Ramazan öncesi tembihler yapılırmış Din-i Mübin-i İslam’a daha da bir kuvvetli bağlanılsın diye.

Örneğin; yemekler israf edilmesin, açıkta oruç yenmesin, kılık kıyafete dikkat edilsin, mesai saatleri iftar ve namaz vakitlerine göre ayarlansın, Gayri Müslim tebaa rahatsız olmasın diye davulcular onların köylerinde davul çalmasın vb.

Ayrıca gariplere iftar sofraları kurmak, borçlarını ödeyemeyenlerin borçlarını ödemek, berberlere fakirlerin tıraşını ücretsiz yaptırmak gibi güzel işler de yapılırmış. Yine fakirlere gıda yardımı yapılıp, iftar sofraları kurulur ve onlara; “Bu akşam soframızda sizi yedirdik, içirdik, dişinizi eskittik,” diye diş kirası olarak hediyeler de verilirmiş. Atalarımız, bayram öncesi de fakir çocuklara bayramlıklar alıp arife günü giydirirler ve onlara arife çiçeği derlermiş.

Velhasıl, ecdadımız çok ince ruhlu, iyilik yaparken de incitmeden, htirmeden yaparmış, gelenekler İslama uygun, gönül alıcı ve hiç kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde olurmuş. Bugün toplumumuzun genel yapısına baktığımızda, ecdadımızın yaptığı bu güzel şeyleri yapmaya çok ihtiyacımızın olduğunu görüyoruz. Bir şeyler yapıyor muyuz? Evet, ancak eksikliklerin ne olduğunu, ne kadar cılız ve samimiyetten uzak kaldığımızı hepimiz de biliyoruz aslında.

Mesela, sahurda davul çalarak uyandırılma geleneği üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Günümüzde sahura kalkabilmek için çok sayıda imkan var. Hastaların ve hastalıkların arttığı zamandayız.  Hastalar, küçük çocuklar, oruç tutamayanlar, yemeğini yiyip yatanlar, -ki çalışan kesim çoğunlukla böyle yapıyor- rahatsız oluyorlar.

Davul çalanlar mutlaka gelir elde ediyorlar, tabii ki emeklerinin karşılığıdır, ama ihtiyaç sahibi oldukları için belediye yardım etmek istiyorsa bu insanları farklı şekilde değerlendirebilir. Örneğin Germiyan Sokak’ta Ramazan için düzenlenen kültür gecelerinde, tek tip yöresel kıyafetler giydirilerek arada bir veya her gün toplu olarak onlara bir “Davul Show” düzenletile bilir.  Bu yolla hem vatandaşlarımızı rahatsız etmeden onlara bir kaynak sağlanmış olur, hem de görsel ve müziksel anlamda bir şölen sunulmuş olur.

Çevremizden bu konuda çok sayıda şikayet alıyoruz, gerek bahşiş toplama usulleri, gerekse yüksek sesten rahatsız olan çok sayıda insanımız var. Bu geleneğimizin üzerinde biraz daha düşünmek ve ecdadımızın inceliğini kazanmak zorundayız diye düşünüyorum…

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan Ayımız mübarek olsun ve Kurtuluşumuza vesile olsun inşallah…

 
Etiketler: Ramazanda, davul, geleneği, üzerine, biraz, daha, düşünmeliyiz., ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ÜMİDİN ALEVİ YAŞAMINIZDAN HİÇ EKSİK OLMASIN.
AYRILDIKLARI YERİN BULUTLARINI YANLARINDA TAŞIYANLAR, GELDİKLERİ YERİN GÜNEŞİNİ GÖREMEZLER!
YAKINLARIMIZI SON YOLCULUĞUNA UĞURLARKEN DE YANLIŞLAR YAPIYORUZ…
İyilik köprüleri dalga dalga yayılıyor
Sosyal medya ile imtihan oluyoruz.
Son Osmanlı Hanımefendilerindendi o…
Ayrılıkları haber veriyor Sonbahar...
Aşure gibi olmaya o kadar çok ihtiyacımız var ki...
Yeryüzündekilere merhamet edelim ki, biz de merhamet bulalım
Kütahyalı bir öğretmenin öğrencilerine veda mektubudur
Verdiklermiz, bizimdir...
KÜTAHYA VALİLİĞİNE VE KÜTAHYA MÜFTÜLÜĞÜNE TEŞEKKÜR EDİYORUM
Bu lades, başka lades...
GUGUK KUŞLARI NELER SÖYLÜYOR?
Hasta ziyaretinin ve hasta yakını olmanın önemini ne kadar biliyoruz?
Toplum, ancak ahiret bilincinin aşılanmasıyla adam olur.
BİR ÖĞRETMENİ UNUTULMAZ KILAN ŞEY, ÖĞRENCİSİNİN YÜREĞİNE DOKUNMASIDIR.
Ölüm; Hayatı en güzel tarif eden hakikat.
GELİNLERİM OĞULLARIMIN LAMBALARIDIR, ONLARI ÜZERSEM OĞULLARIM KARANLIKTA KALIR…
İnsan ateş gibidir, çok yaklaşırsanız yanarsınız...
Kütahya’ya çok seviyorum ama, severken de kusurlarını görmek gerekir.
Alimin ölümü, Alemin ölümüdür...
Dumlupınar Şehitliği ziyaretimiz memnuniyet vericiydi
Allah’ın gökyüzünde yaratıp yere indirdiği şehir, Kudüs!
Zamanın durduğu şehir Kudüs’te Ramazan izlenimleri...
Manevi yönünü bilmediğimiz Kütahya…
Dertlerinizi anlatın, ama, dostlarınıza anlatın...
Gönül aynanız parlasın.
Hayat yorgunluğu...
Avucumuzdaki pencereden paylaşıyoruz herşeyimizi
SEVDİKLERİMİZLE YEDİĞİMİZ YEMEKLER, HATIRLADIKÇA TEKRAR DOYURUR İNSANI.
Allah aç etmesin, oruç etsin…
Sevgi yetmiyor...
KOKULAR OLMASAYDI...
KADIN VE ERKEK FARKLI MI?
Bu hızla nereye gidiyoruz?..
SEVDİĞİM O KOKU YOK ARTIK BU EVDE, SEN KADINIM...
Kar yağıyordu…
İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar...
Dua; herkesin sığındığı en emin liman…
Aşure ve insanoğlu...
Sevgi çiçekleri solmasın.
HAYATI DELİ DOLU DEĞİL, DOLU DOLU YAŞAMALI...
Çocuklarımız ve camilerimiz…
Arşiv