Yazı Detayı
18 Temmuz 2016 - Pazartesi 22:03 Bu yazı 1249 kez okundu
 
Darbenin kaderini Bordo Bereliler nasıl değiştirdi...
Erkan Mumcu
kutahyaarsivhaber@gmail.com
 
 

Merhaba Kütahya Arşiv’in değerli takipçileri, sevgili okurlar.

Bundan böyle haber sitemizde gönlümüzden dökülen, kalemimizden damlayan cümlelerimizle  sizlerle birlikte olmaya çalışacağım.

Umarım sizleri sıkmadan, bunaltmadan kaleme alacağımız yazılarımla kalbinizde ve hafızanızda yer bulabilirim...

Şimdi sizlere ilk yazımda pek bilinmeyen bir olayı anlatmak istiyorum;

Darbenin ilk kanlı başlangıç yeri, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na yapılan ele geçirme operasyonu...


Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda Tugay Komutanı olarak görev yapan Tuğgeneral Semih Terzi, yanındaki darbeci askerlerle birlikte Özel Kuvvetler Komutanı Tüm General Zekai Aksakallı’nın makamını basıyor. Makamda bulunan emir astsubayına, “Bundan sonra komutan benim, bütün emirleri ben vereceğim, birliklerin komutasını da ben aldım” diyor. Bu astsubayımız komutanından daha önce aldığı emirler doğrultusunda hiç düşünmeden silahını çekiyor ve bu cuntacı generali yanındaki 20 kişinin yanında alnından vuruyor. Bu astsubayımız diğer 20 cuntacının saldırmasıyla şehit ediliyor.


İşte burada darbenin kaderi değişiyor. Bu olaylar yaşanırken Tüm General Aksakallı makam aracında sehir halinde ve eşide araç içindeyken esir alma operasyonu yapılıyor. Emir astsubayı yaralı, eşi de kolundan yaralı olarak bu operasyondan kurtuluyor. Arkasından Özel Kuvvetler Komutanı güvendiği ve inandığı kişilerle beraber, bir çoğu subay ve astsubayla birlikte karşı operasyona girişiyor. Ancak yanlarında silah yok, bütün silahlar Özel Kuvvetler Komutanlığı'nin (ÖKK) içerisinde. Birliklerden bulabildikleri kalaşnikoflar ve av tüfekleri de dahil olmak üzere birliğe sızıp bu 20 kişiyle çatışmaya giriyorlar. Bu 20 kişiyi etkisiz hale getirip tekrar emir-komutayı ele alıyor ve daha sonra yapılacak bütün operasyonları planlıyorlar.

İlk önce Genel Kurmay Başkanı Hulusi Paşa’ya ulaşılmaya çalışılıyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın ele geçirildiğinden dolayı paşaya ulaşılamayınca, paşayı kurtarmak için ilk önce oraya operasyon düzenleniyor. Bu operasyondan önce GKB’nin önünde darbeye karşı gelen halkı da cuntacılar taramaktan çekinmiyor. Bu olayın hiddeti ile bordo bereliler Genelkurmay Başkanlığı’nı cuntacılardan temizliyor.

Sonra Genel Kurmay Başkanlığı’na vekaleten 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar atanıyor. Direk Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı olan bordo bereliler, komutanlarına yapılan muameleden haberdar olup nereye götürüldüğünün bilgisini alıyorlar. Akıncı hava üssüne bir başka operasyon daha düzenlenip, komutanları Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı ve diğer darbe karşıtı komutanlarını sağsağlim kurtarıyorlar.

Şimdi gelelim ÖKK’nın neden bu denli önemli olduğuna; yapılan bu darbe, TSK emir-komuta zinciri dahilinde yapılan bir darbe değildi ve Genelkurmay Başkanlığı’nın emri dışında gerçekleşmesi hiyerarşiye aykırıydı. Ayrıca ÖKK doğrudan GKB’ye bağlı olduğundan, ona yapılan bir yanlışı affetmeyeceğini biliyorlardı. Bu nedenle GenelKurmay Başkanı Hulusi Akar’ı zorlayıp, bildiriyi imzalamaya ikna edemezlerse başlarına bunun geleceğini biliyorlardı. Çünkü bu yapılan darbe, direk sivil otoriteye değil TSK’ya da ele geçirme operasyonuydu. Tehlikenin ne denli büyük olduğu ise; Ülkenin Başkomutanı’nın yaveri Ali Yazıcı’nın ve Genelkurmay Başkanı Akar’nın emir subayı ile özel kaleminin de bu darbeci yapılanmanın adamları olmasıydı.

Allah emirlerini sadece vatan, millet için alan, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu bilen asker, polis, siyasetçi ve yargı mensuplarını korusun. Tankın önüne yatan, içinden darbeci askeri alan, mermilerin üzeri giden milletimizi yüceltsin!..

Devletimize, Milletimize geçmiş olsun. Demokrasi Şehitlerimize gani gani rahmet olsun.

Son cümlelerimi şu meşhur dizelerle bitrmek istiyorum:

“Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır.

Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır…”

Saygılarımla.

 

 

 

 
Etiketler: Darbenin, kaderini, Bordo, Bereliler, nasıl, değiştirdi...,
Yorumlar
Arşiv